Petlas’ın satış gelirlerinin büyük bir kısmını “yenileme pazarı” oluşturuyor

Petlas CFO’su Furkan Yazgan

Sektörünüz ve Türkiye özelinde değerlendirdiğinizde 2018 yılı şirketiniz açısından nasıl geçti?

2018, dünya çapında gerginlik ve dalgalanmaların yaşandığı bir yıl oldu. Küresel para politikalarının ve ekonomik aktivitenin gelecekte alacağı seyir, dünya ekonomi gündeminin birinci maddesini oluştururken; bu gelişmelerin Türkiye’ye en önemli etkisi, finansman maliyetlerinin artması yönünde oldu. Küresel dalgalanmalara karşı direncini defalarca kanıtlamış olan ülke ekonomimiz, özellikle yılın ikinci yarısında yaşanan zorlukları, kamu yönetiminin aldığı tedbirler, enflasyonla topyekün mücadele inisiyatifi ve sektörel teşviklerle aştı. Sektörel teşvikler arasında, binek otomobil ve ticari araç pazarına yönelik ÖTV ve KDV indirimleri ile farklı kampanyaların olumlu etkisi, kısmen Kasım ve özellikle de Aralık ayında olumlu etkisini gösterdi.

2018 yılında, her zaman olduğu gibi, ülkemiz insanı ve ekonomisine en yüksek düzeyde katkı sunmaya odaklandık. Enflasyonla topyekün mücadele hareketine, Petlas’ın yanı sıra AKO Grubu bünyesinde yer alan tüm lastik markalarının kış lastiklerinde yüzde 10 indirimle katıldık.

Petlas’ın dünya genelinde 100’ün üzerinde ülkeye gerçekleşen ihracatında, yüzde 30’a yaklaşan oranda artış gerçekleştirdik. Petlas, yüzde yüz yerli sermaye, yerli Ar-Ge, yerli teknoloji ve yerli iş gücü ile gerçekleşen üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını, bir Türk markası olarak dünya pazarlarına ihraç eder durumda. Yıl sonu sonuçlarımız henüz netleşmemiş olsa da, 2018 yılını toplamda yaklaşık yüzde 15’lik bir büyüme ile kapatmayı öngörüyoruz.

 Bu yıl içerisinde şirketiniz bünyesinde yaptığınız yatırımlar, yeni ürünler, lansmanlar vb. gelişmeler nelerdir?

AKO Grup’un, Petlas’a 2005 yılından bu yana düzenli olarak yaptığı yatırımların toplamı, 3,7 milyar TL’nin (630 milyon ABD Doları) üzerindeki gerçekleşmiştir. Bu yatırımlar sonucunda Kırşehir’de yer alan Petlas üretim tesisi, 365 bin metrekarelik kapalı alan ve 4000’e yakın çalışan sayısı, geniş ürün yelpazesi ile dünyanın tek çatı altındaki en büyük lastik fabrikalarından biri olma özelliği taşımaktadır.

2018 yılında, kendi teknolojilerimizle geliştirdiğimiz, binek araçlardan kamyon ve otobüslere, traktörlerden askeri birlik ve güvenlik güçlerinin kullandığı araçlara, iş makinelerinden savaş jetlerine, yüzde yüz yerli üretim ürünlerimize yenilerini ekledik.

Öte yandan yıl içerisinde bizleri en çok gururlandıran adımlar, AKO Grup’un gerçekleştirdiği yatırımlar oldu. Grup bünyesinde, AKO Prestige ve Turbo Akü marka akülerin üretimini Çankırı’da yer alan fabrikasında gerçekleştiren AKO Akü, bu yıl içerisinde T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge Merkezi statüsü kazandı. 23 bin 500 metrekaresi kapalı olmak üzere, toplam 120 bin metrekare alan üzerinde kurulu AKO Jant fabrikasında ise, 3 milyon dolar yatırımla bu yıl Temmuz ayında devreye alınan yeni jant üretim hattı, üretim kapasitesini yüzde 35 oranında artırırken; istihdamda da 60 kişilik bir artış sağladı.

AKO Grup’un 2018 yılında bir diğer önemli yatırımı ise, Ankara’da Türkiye’nin en büyük entegre lastik geri dönüşüm tesisinin kurulması için atılan adım oldu. Bu tesis, AKO Grup bünyesinde, 30 milyon Dolar yatırımla hayata geçecek. Türkiye’de bir yılda oluşan atık lastiğin dörtte birini nitelikli hammaddeye dönüştürecek tesisin, çevre koruma ve sıfır atık hedefine katkı sunmanın yanı sıra, ülke ekonomisine yılda 16 milyon Dolar yarar sağlamasını hedefliyoruz.

Sektörel olarak baktığınızda bu yıl bizi nasıl gelişmeler bekliyor? Genel olarak 2019 yılından beklentiniz nasıl? Bu yıl için hedefleriniz ve genel stratejileriniz neler olacak?

Ülke ekonomisini daha güçlü kılmak adına atılan adımların, 2019 yılında olumlu etkiler ortaya koymasını bekliyoruz. Otomotiv sektörü temsilcileri, ticari araç ve binek otomobil pazarını desteklemeye yönelik adımların, kısmen de olsa 2019 yılında devam ettirilmesi yönünde görüş bildiriyorlar. Bu yönde atılacak adımların olumlu yansımaları olabilecektir.

Öte yandan, Petlas’ın satış gelirlerinin büyük bir kısmını “yenileme pazarı” oluşturuyor. OEM pazarında yer almıyor olmamız, otomotiv pazarında yaşanabilecek olası bir daralmanın Petlas üzerindeki etkilerinin daha kısıtlı kalmasını sağlayacaktır. Lastik, ekonomik koşullardan bağımsız olarak sürekli talep edilecek bir ürün. Otomobilinizi yenilemeyi ekonomik koşullar sebebiyle erteleyebilirsiniz; ancak lastik talebinde öteleme, güvenlik, ekonomik ömür, yasal zorunluluk gibi gerekçelerle daha kısa sürelidir.

Ülkemiz ekonomisi için sürdürebilir değer ortaya koymak, her zaman olduğu gibi 2019 ve sonrası için de en büyük önceliğimiz olmaya devam edecek.