Mercedes-Benz Türk olarak ülkemizin ekonomisine katkı sunmaya devam edeceğiz

Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün

Sektörünüz ve Türkiye özelinde değerlendirdiğinizde 2018 yılı şirketiniz açısından nasıl geçti?

Mercedes-Benz Türk için 2018 yılı, yükselen kur ve faiz oranları sebebiyle bir önceki yıla oranla değişkenliklerin yaşanmasıyla geride kalıyor. Hem Mercedes-Benz Türk olarak bizleri hem de sektörü zorlayan pazar daralması ve kur değişkenliklerine rağmen üretim, istihdam ve yatırımlarımıza devam ettik. Şirketimiz Premium binek otomobil, şehirler arası yolcu otobüs ve kamyon yurt içi pazarlarında lider konumda iken; sahip olduğu Türkiye’nin açık ara lider kamyon ve otobüs ihracatçısı konumunu da korumaya devam ediyor. Bugün büyük resme baktığınızda Türkiye’de üretilen her 10 kamyondan 9’u ve her 2 otobüsten 1’i Mercedes-Benz yıldızı taşıyor ve Mercedes-Benz Türk’ün Aksaray Kamyon Fabrikası ile Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda üretiliyor. Aksaray Kamyon Fabrikamızda ürettiğimiz kamyonlarımızın yüzde 75’ini; Hoşdere Otobüs Fabrikamızda ise ürettiğimiz otobüslerimizin ise yüzde 90’ını başta Batı Avrupa olmak üzere AB ülkelerine ihraç ediyoruz. 2018 yılının sektör genelinde yaşanan büyük daralma nedeniyle bizler için de kolay geçen bir yıl olduğu söylenemez. Değişen pazar ve kur şartlarına yönelik yeni stratejiler geliştirdik ve hedefimizi ağırlıklı olarak ihracata çevirdik. Bunun sonucunda da ihracatımızı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 100 oranında artırmayı başardık. 2015 yılından itibaren Aksaray Kamyon Fabrikamıza yaptığımız yatırımlarımız bugün meyvesini veriyor ve Mercedes-Benz Türk olarak Anadolu’nun bağrından, Aksaray’dan yaklaşık 1 milyar dolarlık kamyon ihracatı gerçekleştiriyoruz. Elbette yalnızca üretim ve ihracat rakamlarımızla değil; istihdamımızla da ülkemizin geleceğine katkı sağlıyoruz. Mercedes-Benz Türk olarak 1967’den 2018’e kadar 1 Milyar Avro’yu aşan yatırımlarımız ile Türkiye’nin en büyük yabancı sermayeli şirketleri arasında yer alıyoruz. Sadece Mercedes-Benz Türk olarak, bayi çalışanlarımız da dahil edildiğinde iki fabrikada üretim yapan bir şirket olarak yaklaşık 12 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. 2019 yılı için temennilerimizin en başında otomotiv sektörünün hem iç hem de ihracat pazarlarında sürdürülebilir bir biçimde büyümesi geliyor. Biz de bu doğrultuda yeni yılda da üretim, ihracat ve yatırımlarımızı devam ettirmeyi hedefliyoruz.

Bu yıl içerisinde şirketiniz bünyesinde yaptığınız yatırımlar, yeni ürünler, lansmanlar vb. gelişmeler nelerdir?

Mercedes-Benz Türk olarak 2018’e hızlı giriş yaptık. Yılın ilk çeyreğinde yeni Tourismo otobüsümüzün lansmanını gerçekleştirdik. Hoşdere Otobüs Fabrikamızda geliştirilip ürettiğimiz yeni Tourismo otobüsümüz hem turizm sektöründe hem de şehirler arası yolcu taşımacılığında yeni bir çağın kapılarını araladı. Hafif ticari araç ürün grubunda ise 2018’in üçüncü çeyreğinde taşımacılık sektöründe fark yaratan Sprinter Okul Servis aracımız sektördeki yerini aldı. ayrıca Haziran ayı içerisinde otomobil segmentinde yeni A-Serisi lansmanımızı gerçekleştirdik ve yeni C-Serisi’ni satışa sunarak premium segmentteki liderliğimizi sürdürdük. 2017 yılında 8.4 milyon Avro’luk yatırımla Aksaray Kamyon Fabrikamız bünyesinde temelini attığımız ikinci AR-GE Merkezimizi 2018’in üçüncü çeyreğinde faaliyete aldık. Aksaray AR-GE Merkezimiz ile Daimler global ağı içerisinde tüm Mercedes-Benz yıldızlı kamyonların yol testleri onaylarının verildiği “Tek Merkez” konumuna yükseldik. Bugün geldiğimiz noktada, Aksaray AR-GE Merkezi tarafından onaylanmayan hiçbir Mercedes-Benz kamyon, dünyanın hiçbir yerinde yola çıkamıyor. Tüm bunlara ek olarak ayrıca, yılın son çeyreğinde Hoşdere Otobüs Fabrikamız sahası içerisinde 4 milyon Avro’luk yatırım ile faaliyetlerini sürdüren Daimler Küresel IT Çözümleri Merkezi’ndeki hizmetlerimizin 5. yılını kutladık. Sadece bu merkezden; Almanya’dan Japonya’ya kadar 40’tan fazla ülkeye bilişim teknolojileri ve uzmanlığı hizmeti veriyoruz.

Genel olarak 2019 yılından beklentiniz nasıl? Bu yıl için hedefleriniz ve genel stratejileriniz neler olacak?

2019 yılında Türkiye otomotiv pazarının 2018’e göre bir miktar daha daralacağını söyleyebiliriz. Yeni Ekonomi Planı’nda da görüldüğü üzere; 2019 yılındaki büyümenin, 2018 yılının altında kalacağını, dolayısıyla Türk otomotiv sektöründe geçen yıla oranla bir miktar daha küçülme yaşayacağını öngörüyoruz. 2018’in son çeyreğinde KDV ve ÖTV kapsamında yapılan indirimler ile otomotiv sektörünün rahat bir nefes aldığını gördük. Sektöre destek amaçlı atılan adımların; KDV ve ÖTV indirimi gibi uygulamaların artırılarak ve faiz oranları ile birlikte desteklenerek 2019’da sürdürülmesinin, otomotiv pazarını canlandırmak ve sektör oyuncularının motivasyonunu artırmak adına faydalı olacağını düşünüyoruz. Türkiye, 2018 rakamları ile neredeyse dünyada üretilen her 100 araçtan ikisinin üretimini üstlenen önemli bir güç olmaya devam ediyor ve 2019’a da sahip olduğu bu gücü artırarak devam etmesini temenni ederek başlıyoruz. 2019’dan en büyük beklentimiz, otomotiv sektörünün hem iç hem de ihracat pazarlarında sürdürülebilir bir biçimde büyümesi. Küresel rekabet içerisinde Türk otomotiv sektörünün gerekli dinamizm ve potansiyele sahip olduğunu görüyoruz ve 2019 yılında sadece üretim değil hizmet ihracatıyla da ekonomimizin mevcut konumundan daha fazla kalkınacağını öngörüyoruz.

Sektörel olarak baktığınızda bu yıl bizi nasıl gelişmeler bekliyor?

Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek olan destek ve teşvikler sayesinde; özellikle otomotiv alanında önemli yeniliklerin geleceğini düşünüyorum. Günden güne gelişim gösteren teknolojik ilerlemeleri göz önüne aldığımızda önümüzdeki dönemde küresel rekabetin artarak devam edeceğini söyleyebiliriz. Bu rekabet ortamında söz sahibi olabilmek adına tüm sektör oyuncuları olarak AR-GE çalışmalarımızı arttırarak devam ettirmeli ve ekonomiye değer katan çalışmaları sürdürmeliyiz. Türkiye’de otomotiv sanayi AR-GE alanında yapılan teşviklerin de etkisiyle çok başarılı işlere imza atıyor. Sadece şirketimiz Mercedes-Benz Türk’ün değil, rakiplerimizin de AR-GE alanındaki başarılı işlerini izliyoruz. Üretim anlamında da gerekli yatırımlarımızı sürdürerek hem otobüs hem de kamyon pazarlarında ihracat başarılarımızı devam ettirmeyi planlıyoruz. Otomobil alanındaysa 2019 yılında elektrikli modellerimizi pazara sunacağız. smart EQ ile başladığımız bu seriyi Mercedes-EQC ile sürdüreceğiz. Mercedes-Benz Türk olarak önümüzdeki yıl içerisinde de üretim, ihracat, hizmet, eğitim ve AR-GE çalışmalarımıza ara vermeden ülkemizin ekonomisine katkı sunmaya devam edeceğiz.