Bosch inovasyonları motosikletlerde kaza riskini azaltıyor

Bosch’un, şehir içinde motosiklet sürmeyi daha emniyetli ve konforlu hale getiren teknolojileri sayesinde, trafikte tehlike oluşturan durumların önüne ilk andan itibaren geçilebilecek.

Motosiklette dikkate alınması gereken en önemli özellik emniyettir. Bu nedenle Bosch, motosiklet sürücüleri için yolları daha emniyetli hale getiren akıllı destek sistemleri ve bağlanabilirlik paketleri gibi birçok çözüm sunuyor. Ayrıca yenilikçi araştırma projeleriyle sektörün gelecek aşamalarını şimdiden planlıyor.

Bosch’un öne çıkan teknolojilerinden bazıları şöyle:

Tekerlekte kaymayı azaltan teknoloji

Islak yapraklar, yağ sızıntısı veya yol yüzeyindeki çakıl taşları, tekerleklerin yana doğru kaymasına neden olabilir. Bu gibi durumlarda motosiklet sürücülerinin araçlarını düzeltme şansı neredeyse hiç yoktur! Sürücüleri oluşabilecek risklerden korumak için ek yanal kuvvet uygulamak gerekir. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak Bosch, kaymayı azaltmak için bir proje geliştirdi. Proje sayesinde bir sensör tekerleklerin yana kaydığını algılıyor ve bu durum belirli bir değeri aştığı takdirde, tıpkı bir ‘sihirli el’ gibi motosikleti yolunda tutuyor ve düşme riskini önemli derecede azaltıyor. Belirlenen değerin aşılması halinde otomobil hava yastıklarında kullanılan türde bir gaz akümülatöründen gaz serbest bırakılıyor. Serbest bırakılan gaz, depo adaptörüne akıyor ve bir nozül aracılığıyla belirli bir yönde dışarı veriliyor. Bu ters itiş, motosikleti yolunda tutmayı sağlıyor.

Radar tabanlı sürücü destek sistemleri

Motosikletlerde bir duyu organı olarak radar kullanılması hem emniyetli bir sürüş sağlar hem de aracın çevresinin tam bir resmini sunar. Radar tabanlı destek sistemleri, sürücüler için hayatı kolaylaştırır ve aynı zamanda sürüş esnasındaki konfor ve eğlenceyi artırır.

• ACC adaptif hız sabitleyici

Yoğun trafikte sürüş ve öndeki araçla doğru mesafeyi koruma büyük bir konsantrasyon gerektiren yorucu bir iştir. ACC, trafik akışına göre aracın hızını ayarlar ve gereken güvenli takip mesafesini korur. Bu sistem, öndeki araçla güvenli takip mesafesi olmaması sebebiyle gerçekleşen arkadan çarpmaları etkili bir şekilde önleyebilir. ACC sürücülere daha fazla rahatlık sunmanın yanı sıra özellikle yoğun trafikte yola daha fazla konsantre olmayı sağlar.

• Çarpışma uyarı sistemi

Trafikte küçük bir konsantrasyon kaybı bile ciddi sonuçlara yol açabilir. Bosch, çarpma riskini veya sonuçlarını azaltmak üzere motosikletler için bir çarpışma uyarı sistemi geliştirdi. Sistem, araç çalışır çalışmaz aktif hale geliyor ve belirlenen tüm hız aralıklarında sürücüyü destekliyor. Sistem, bir başka aracın tehlikeli bir şekilde yakın olduğunu ve sürücünün duruma reaksiyon göstermediğini tespit ettiğinde ise sesli veya görüntülü bir sinyal yoluyla sürücüyü uyarıyor.

• Kör nokta tespiti

Bu sistem, motosiklet sürücülerinin emniyetli bir şekilde şerit değiştirmesine yardımcı olmak üzere aracın tüm çevresini dikkatli bir şekilde kontrol ediyor. Bir radar sensörü, görülmesi zor alanlardaki nesneleri kayıt altına alıp sistemin elektronik gözü olarak kör noktaları tespit ediyor. Sürücünün kör noktasında bir araç belirdiğinde, sistem dikiz aynasına görüntülü sinyal göndererek sürücüyü uyarıyor.

ABS ile 4 kazadan 1’ini önlemek mümkün

Bosch, 1984’ten beri motosiklet ABS emniyet teknolojisinin her pazarda ve tüm araç sınıflarında kullanılmasını sağlamak ve iyileştirmek için sürekli olarak çalışıyor. Bosch’un kaza araştırmasına göre, tüm iki tekerlekli araçlara ABS takılması halinde ölüm veya yaralanmayla sonuçlanan dört motosiklet kazasından biri önlenebilir. AB, Japonya, Tayvan, Brezilya ve Hindistan dahil olmak üzere dünya genelinde giderek daha fazla sayıda ülke, motosiklet ABS’sini zorunlu kılıyor. Türkiye’de de 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren tüm iki tekerlekli araçların ya ABS ile donatılması, ya da en azından bir frene basıldığında, diğer tekerlek üzerinde de fren yapan “birleşik” bir frenleme sisteminin yer alması veya bu her iki gelişmiş fren sisteminin birlikte kullanılması zorunluluğu bulunuyor. ABS 10, özellikle gelişmekte olan pazarlardaki motorlu iki tekerlekli araçlara yönelik gereksinimleri karşılamak üzere tasarlandı.

‘Hepsi bir arada’ emniyet sistemi: MSC

MSC (motorcycle stability control) yani motosiklet denge kontrolü, dünyanın iki tekerlekli araçlara yönelik ilk ‘hepsi bir arada’ emniyet sistemi olma özelliğini taşıyor. Motosikletin yatma açısı gibi parametreleri takip eden sistem, motosikleti normal sürüş durumuna uygun hale getirmek için frenleme ve hızlanmaya elektronik olarak müdahale edebiliyor.

Böylece Bosch sistemi, motosiklet kazalarının büyük bir çoğunluğunun meydana geldiği virajlarda fren yapıldığında motosikletin aniden ve kontrolsüz bir şekilde iyice yana yatmasını veya kendisini düzeltmesini önleyebiliyor. MSC içerisinde yer alan yeni 6D sensör, piyasadaki en küçük ve en hafif tasarımdır. Bu sensör montaj esnekliğini önemli ölçüde artırırken, daha az titreşime neden olur.

Motosikletten otomobile iletişim

Motosikletlerin ve otomobillerin birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan Bosch, motosiklet sürücüleri için dijital bir zırh oluşturuyor. Birkaç yüz metre çapındaki araçlar saniyenin onda biri kadar bir sürede, araç türleri, hız, pozisyon ve seyahat yönü hakkında bilgi alışverişi yapabiliyor.

Bir motosiklet görüş mesafesine girmeden çok önce sensörler, otomobil sürücüsüne motosikletin yaklaştığı haberini veriyor. Motosikletler ve otomobiller arasında veri alışverişinin dayanağı olarak herkese açık WLAN standardı (ITS G5) kullanılıyor. Verici ve alıcı arasındaki sadece birkaç milisaniyelik iletim süresi, karayolu trafiğine katılan kullanıcıların trafik durumuyla ilgili önemli bilgiler üretebileceği ve iletebileceği anlamına geliyor.

Acil durum çağrısı, arıza çağrısı ve bilgi çağrısı

Avrupa Birliği, 31 Mart 2018 tarihi itibarıyla ‘acil durum çağrı’ sistemini zorunlu hale getirdi. Bosch, otomobiller ve motosikletler için eCall geliştirerek, ağa bağlı taşıtları aynı zamanda cankurtarana dönüştürüyor. eCall bir motosiklet sürücüsü kaza yaptığında bunu tespit ediyor, acil durum hizmetlerine otomatik olarak bir acil durum çağrısı gönderiyor, onları aracın türü ve pozisyonu hakkında bilgilendiriyor. eCall’un her yıl 2.500 hayat kurtarması ve ağır yaralanan kişi sayısını yüzde 15 azaltması bekleniyor. bCall ise iki tekerlekli aracın arıza yapması durumunda, bağımsız bir şekilde araç servisini arıyor ve gerekli verileri gönderiyor. iCall da motosiklet sürücülerine yardımcı bir asistan görevini üstleniyor ve en yakın benzin istasyonunun lokasyonu gibi basit bilgileri sürücülere sunabiliyor.