Türk makinelerine dair pozitif algı ve kalite-fiyat ekseninde optimum pozisyon alıyoruz

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Kutlu Karavelioğlu

Sektörünüz ve Türkiye özelinde değerlendirdiğinizde 2019 yılı şirketiniz açısından nasıl geçti?

İhracatını geçtiğimiz yıl sonuna göre yüzde 4,2 artıran makine sektörü yılı 17,9 milyar dolar ihracatla kapattı, Serbest Bölgelerden yapılan ihracatla birlikte bu rakam 19 milyar dolara yaklaştı. Bu değer “genel ticaret verilerine” göre 180,5 milyar dolar olarak açıklanan Türkiye’nin toplam ihracatı içinde yüzde 10,5 paya karşılık geliyor. Yerli sanayi vurgusuyla Türkiye’nin makine ithalatının yüzde 17,6 gerilediği bu yıl, makine ihracatının ithalatı karşılama oranı yüzde 76,3’e yükseldi.

Bu yıl içerisinde şirketiniz bünyesinde yaptığınız yatırımlar, yeni ürünler, lansmanlar vb. gelişmeler nelerdir?

Makine dış ticareti tüm dünyada daralıyor; sadece Türkiye değil, herkes kendi ülkesinin makinelerine yöneliyor. 2019 yılında küresel ölçekte 450 milyar dolarlık mal daha koruma altına alındı, bu malların büyük kısmını makineler oluşturdu. Geride bıraktığımız yıl lider ülkeler başta olmak üzere dünya toplam makine ihracatı düşerken, biz makine ihracatımızı yüzde 4’den fazla artırmayı başardık. Bizi bu süreçte başarılı kılan asıl unsur, Türk makinelerine dair pozitif algı ve kalite-fiyat ekseninde optimum pozisyon almamız oldu.

Genel olarak 2020 yılından beklentiniz nasıl? Bu yıl için hedefleriniz ve genel stratejileriniz neler olacak?

2019 yılı dünyanın geri kalanından pozitif ayrışan ihracat performansımız dışında, yurt içinde de önemli kazanımlar sağladığımız bir yıl oldu. Hemen bütün strateji planlarında odak sektör olarak yer aldık, Bakanlıklarımızın sorumluluğuna bir bakıma ortak olduk. Yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik atılan adımların da katkısıyla, yurt içindeki sabit sermaye yatırımlarının yılın ikinci yarısında, sekiz çeyrek sonra yeniden artmasını bekliyoruz. Geride bıraktığımız zorlu süreci makinelerimizin verimliliğini artırarak, ürünlerimizi çeşitlendirip teknoloji seviyelerini yükselterek değerlendirdik. Türkiye’nin giderek daha rekabetçi hale gelen bir makine sektörüne sahip olduğunu, 2020’de yine herkese göstereceğiz.

Sektörel olarak baktığınızda 2020’de bizi nasıl gelişmeler bekliyor?

Makine kullanıcıları yatırım kararlarında enerji sarfiyatı, fire, atık ve sürdürülebilirlik gibi kalite kavramı içinde değerlendirilen birçok parametreyi dikkate almalıdır. Sınai üretim veya hizmetler için kullanılan makinelerin enerji ihtiyaçlarının, yer küremize geri döndürülemez zararlar verilerek karşılandığı unutulmamalıdır.

Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı AB, karbon vergilerini hayata geçiriyor. AB ülkeleri planlı bir süreç içinde, kötü gidişe kayıtsız kalan ülkelerin mallarını ithal etmeyecekler. Korumacı bir dış ticaret politikası gibi algılansa da bu yaklaşımı insanlığın temel değerlerine fevkalade uygun buluyoruz ve Türkiye’nin makinecileri olarak, bu olguyu zamanında önlemler alarak yönetmek üzere kamuoyunda bir farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz.