Schaeffler Türkiye Pazar Liderliğini Hedefliyor

Global cirosunun her yıl yüzde 5’ini Ar&Ge yatırımlarına aktaran Schaeffler Grubu böylece teknolojide zirvede yer almayı amaçlıyor. Bu doğrultuda şirket Türkiye yapılanmasını gözden geçirerek yeniliyor.

Avrupa’nın en büyük şirketleri arasında yer alan ve 130 yılı aşkın süredir “Dünyayı döndürüyoruz” sloganıyla endüstriden otomotive hareketin olduğu her yerde kullanılan LUK, INA ve FAG markaları ile hizmet veren Schaeffler Grubu’nun Türkiye organizasyonunda Haziran 2013 itibari ile Genel Müdür olarak göreve başlayan Mehmet Onur Karahan ile yaptığımız yılın ilk röportajını bu sayımızda sizlerle paylaşmaya karar verdik.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Makine mühendisi olarak başladığım kariyerime, kazandığım satış ve pazarlama tecrübeleri ile otomotiv ve endüstri alanlarında faaliyet gösteren uluslararası firmalarda farklı pozisyonlarda görev alarak devam ettim. Cummins Türkiye Satış Sonrası Hizmetler Müdürü olarak yaptığım görevimden Haziran 2013 itibari ile ayrılarak, Schaeffler’in ülkemizdeki organizasyonunda göreve başladım.

Schaeffler Grubu hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Schaeffler; LUK, INA ve FAG ürün markaları ile rulmanlı yatak ve lineer sistem ürünleri üreticisi ve aynı zamanda otomotiv sanayi için yüksek hassasiyete sahip motor, şanzıman ve şasi uygulamaları ve ürünleri temin eden dünyaca tanınmış bir tedarikçidir. Merkezi Herzogenaurach, Almanya’da bulunan global olarak faaliyet gösteren grup, 2012 yılında 11.1 milyar Euro tutarında bir satış hacmi gerçekleştirmiştir. Dünya genelinde 78.000’den fazla çalışana sahip olan Schaeffler, Almanya ve Avrupa’daki en büyük aile şirketlerinden biridir. 50’den fazla ülkede bulunan 180 konumu ile Schaeffler, üretim tesislerinden, Ar&Ge merkezlerinden, satış şirketlerinden, mühendislik ofislerinden ve eğitim merkezlerinden oluşan dünya çapında bir ağa sahiptir.

Schaeffler’in ülkemizdeki yapılanmasından bahsedebilir misiniz?

Schaeffler Grubu, Türkiye’deki faaliyetlerine 1986 yılında kurulan INA Rulmanları Tic. Ltd. Şti ve aynı yıl kurulan FAG Rulmanları Türkiye irtibat ofisi ile başlamıştır. 2002 yılında FAG’ın Schaeffler Grubu bünyesine katılımıyla, iki firma faaliyetlerini ortak olarak sürdürmeye başlamış ve şirket unvanı 2007 yılında Schaeffler Rulmanları Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirilmiştir.

Schaeffler Endüstri, INA ve FAG markalan altında yaklaşık 60 farklı sektör için lineer teknoloji alanında olduğu kadar rulman endüstrisinde de en geniş ürün gamına sahiptir. 225.000’den fazla üründen oluşan bu portfolyo, yalnızca birkaç mm genişliğindeki minyatür rulmanlardan dış çapı 4 metreden fazla büyük boyutlu rulmanlara dek çeşitli ürünleri kapsamaktadır.

Schaeffler Industrial Aftermarket organizasyonu ise son kullanıcılar ve satış ortakları için yedek parça ve hizmet sunmaktan sorumludur. Sunulan ürün ve hizmetler arasında, mekanik montaj aletleri, akıllı online izleme sistemleri, servis eğitimi ve müşteri ihtiyaçlarına göre geliştirilmiş bakım çözümleri yer almaktadır.

FAG ve INA markalarında yetkili distribütörlerimiz arasında Endaş A.Ş., Kozikoğlu Rulman San. ve Tic. Ltd. Şti., Yedaş Tarım ve Otomotiv San, ve Tic A.Ş., Bilya Sanayi A.Ş. ve Özevren Rulman San. Tic. Ltd. Şti. yer almaktadır.

INA Lineer Teknoloji yetkili distribütörlerimiz ise, Endo Endüstriyel Donanım ve Otomasyon Sistemleri Tic. Ltd. Şti., Endo Lineer Teknoloji ve Otomasyon Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti., Kozikoğlu Rulman San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Mustafa Kozanlı Mühendislik Ltd. Şti. firmalarıdır.

Pazar payınızı artırmak için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Ana odak noktamız, müşterilerimizin sektördeki ihtiyaçlarını ve taleplerini daha iyi anlamak amacıyla güçlü ilişkiler kurmaktır. Bu yüzden, müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın ileriye yönelik büyümeleri için yüksek potansiyel gördüğümüz hedef pazarları belirledik. Doğrudan verdiğimiz güçlü desteğin yanı sıra çelişmiş ve daha da fazla güçlendireceğimiz distribütörlerden oluşan bir ağ yarattık. 2013 yılı Schaeffler Türkiye için bayi satış kanalında belirleyici gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Mevcut bayilerimiz Endaş, Kozikoğlu Rulman ve Yedaş ile olan ilişkilerimizi güçlendirmenin yanı sıra bünyemize yeni satış partnerlerimiz olarak Özevren Rulman ve Bilya Sanayi firmalarını kattık. Ayrıca, Lineer sektörüne yönelik faaliyet gösteren çözüm ortaklarımız Endo Lineer, Endo Endüstriyel ve Kozanlı Mühendislik ile de satış kanalı boyutunda yeni gelişmelere imza attık. Bu gelişen bayi yapılanmamızı desteklemek amacı ile bünyemizde bayi yönetimine yönelik bir müdürlük açtık. Satış kanallarımızda ki bu yeni yapılanma sayesinde Schaeffler ürünlerini nihai müşterilerimiz ile daha etkin bir şekilde buluşturmayı planlıyoruz. Bunun yanı sıra pazarlama faaliyetlerimiz, sektörel eğitimlerimiz ve müşterilerimize sunduğumuz teknik destek devam etmektedir.

Schaeffler Automotive Aftermarket’in (SAAM) Grup içerisindeki fonksiyonu nedir?

Merkezi Langen, Almanya’da bulunan Schaeffler Automotive Aftermarket, 35 yılı aşkın süredir LUK, INA ve FAG markalan ile Schaeffler Grubu’nun dünya çapında otomotiv yenileme pazarındaki faaliyetlerini yürüten şirketidir. Yaklaşık 11.500 dağıtım ortaklığı, 30’dan fazla satış ve temsilcilik noktasından oluşan global bir ağa sahiptir. Schaeffler Automotive Aftermarket Türkiye, ürün ve servislerini global ağının bir parçası olan ve ülkemizde faaliyet gösteren 8 dağıtım ortağı ile müşterilerine ulaştırmaktadır.

Bulunduğunuz otomotiv yenileme pazarını etkileyen en büyük zorluklar nelerdir?

İlk olarak, her geçen gün değişen ve gelişen teknolojik yenilikler ve aracın arıza teşhisi esnasında bu durumun servis ve yedek parça üzerinde yarattığı zorluklardan bahsedebiliriz.

Diğer zorluk için ise, değişen pazar yapılan ve dünya genelinde çalıştığımız pazarlarda karşı karşıya kaldığımız farklı yasal zorunluluklar sebebiyle lojistikte yaşanan problemlerin artışı diyebiliriz.

Pazardaki başarılı konumumuzu garanti altına almanın yolları arasında değişen dağıtım kanallarına, uluslararası fiyat yönetimine ve potansiyel gelişimin akıllıca kullanımına hızlıca cevap vermek bulunmaktadır.

Sizce rulman sektörünün gelişimi ülkemizde ne boyutta?

Schaeffler için Türkiye, dinamik yapısından ve birçok endüstriyel sektördeki olağanüstü gelişmelerinden dolayı önemli pazarlar arasında yer almaktadır. Otomotiv ve endüstriyel sektörlerdeki müşterilerimizin teknolojik gelişimlerini destekleyen yüksek kalitedeki ürün ve çözümleri kullanarak hızlı büyümelerine ve çalışmalarını geliştirmelerine yardım etmek hedefimizdir. Önümüzdeki sene için beklentimiz pazarın yüzde 4-6 arasında büyümesidir.

Son dönemde yaptığınız herhangi bir yatırım var mı?

Schaeffler’in başarılı olmasını etkileyen en önemli faktörler arasında yenilik ve yaratıcılık yer almaktadır. 40 Ar&Ge merkezindeki 6.000 çalışanımız pazara özgü yeni ürünler, teknolojiler, çözümler ve süreçler geliştirmektedir. Bugün Schaeffler 11.1 milyar Euro tutarındaki global cirosunun yüzde 5’ni Ar&Ge faaliyetlerine ayırmaktadır. Schaeffler Türkiye olarak, bizler de müşterilerimizi standart ve ihtiyaçlarına yönelik çözümler ile destekleyen bu güçlü Ar&Ge ağının bir parçasıyız.

Ar&Ge; tabiî ki İnsan faktöründen bağımsız olarak düşünülemez. Sahadaki mühendis arkadaşlarımızın sektördeki trendler ve müfterilerimizin talepleri hakkında verecekleri bilgiler büyük değer arz etmektedir. Bu yüzden Türkiye kadromuzdaki mühendis arkadaşlarımızı Almanya’daki eğitim merkezimizde 13 haftalık teknik rulman eğitimine tabi tutuyoruz. Buna ek olarak, 2014 yılında müşterilerimize daha iyi servis vermek amacıyla İstanbul’da yeni ofisimizden hizmet vereceğiz.

Rulman sektöründe size göre en büyük problem nedir?

Sektörde faaliyet gösteren ithalatçı ve yerli firmaların en büyük problemi taklit rulmanlardır. Piyasaya sürülen taklit rulmanlar birim ve diğer rulman üreticilerinin marka değerine zarar vermektedir.

Söz konusu sorunlara yönelik sizce ne gibi çözümler gerekiyor?

Makinelerin hareketini sağlaması nedeniyle rulman önemli bir unsurdur ve son kullanıcıya güven vermesi gerekmektedir. Bu sebeple, taklit ürünlerin yarattığı tahribatı önlemek amacıyla ürünlerimizi ve müşterilerimizi koruma altına almaya çalışıyoruz. Schaeffler, piyasaya taklit ürün suren kişi ya da firmalarla hukuki yönden savaşmayı uzun yıllardır başarılı bir şekilde sürdürmektedir. Yetkili kamu kurumlan ile yakın temaslarda bulunarak, derneklerle ve diğer endüstriyel firmalarla iş birliği yaparak kamuoyunun dikkatini bu konuya çekmeye çalışıyoruz. Bunu sürekli olarak sıfır tolerans stratejisine tamamen sadık kalarak yapıyoruz. Bu da küçük suçlar dahil her bir olayı dikkatlice incelediğimiz ve takip ettiğimiz anlamına gelmektedir. Bunun yanında, müşterilerimizi ve son kullanıcıları yaptığımız ziyaretlerde ve teknik eğitimlerde taklit rulmanlarla ilgili bilgilendiriyor ve kendilerine ürünlerimizi yetkili distribütörlerimizden tedarik etmelerinin gerekliliği konusunda tavsiyelerde bulunuyoruz.

İleriye yönelik projeleriniz ve hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?

Schaeffler Türkiye olarak, geniş ürün gamımız ve teknolojik üstünlüğümüz ile pazar lideriliğini hedeflemekteyiz. Müşterilerimize yenilikçi ve teknolojik çözümler sunarak taleplerini karşılamaya devam edeceğiz. Özellikle işletmelerde güvenilirlik açısından önem arz eden rulmanlarda sahtecilik sadece Schaeffler Grubu için değil tüm üreticiler için büyük bir sorundur. Türkiye, sürekli gelişmekte olan bir ülke olarak gerek endüstriyel sektörlerde gerekse otomotivde büyümeyi hedefleyen Schaeffler Grubu için çok önemli bir pazardır. Bu bağlamda büyüyen Schaeffler Türkiye olarak bizler Türkiye rulman pazarının bilinçli büyümesi yönünde katkıda bulunacağımızın inancındayız.