“MGE Metal’de kalitede mükemmeliyeti hedefliyoruz”

“MGE Metal’in portföyünde bulunmayan, henüz hiç ulaşılamamış müşterilere ulasarak yapabilirliklerimizi aktarmak ve beraber bir sinerji yaratıp toplam satışlarımızı minimum %15 arttırabilmek 2017 yılının hedeflerinin basında geliyor.”

MGE Metal’den kısaca bahsedebilir misiniz? Faaliyet alanlarınız nelerdir?

2004 yılında İstanbul Ayazağa’da kurulan MGE Metal Geliştirme Endüstrisi San. Tic. AŞ. 2014 yılı Ağustos ayında Dilovası Organize Sanayi Bölgesi 2. kısımdaki yeni ve modern fabrikasına taşınmıştır. MGE Metal Yönetim Kurulu Başkanımız Sn. Ziya EREN aynı zamanda, KMC Kayseri Metal Center San. ve Tic. A.Ş.’nin de  Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmaktadır. Bugün geldiğimiz noktada mevcut makine parkurumuzda bulunan soğuk haddelerimiz, dilmelerimiz, kenar şekillendirme makinalarımız, tav fırınlarımız, yüzey işlem makinalarımız ve özel ısıl işlem hatlarımızla yıllık 66.000 ton vasıflı çelik sacı metalürji ve makina mühendislerimizin kontrolünde özenle üretmekteyiz.

Sektörel bazda ve müşteri istekleri doğrultusunda; Isıl işlem görebilen her türlü vasıflı çeliğin soğuk ve sıcak sac formunda üretimini yapan firmamız, soğuk deformasyonla tokluk kazandırılmış, sertleştirilmiş özel kalite indisli sacların, on mikrona (+/-0,01mm) kadar özel kalınlık toleransı istenen sacların, yüzey pürüzlülük değerleri sıfıra yakın olan sacların ve müşterilerimizin arzu ettiği her türlü özel sacların üretimleri yapmaktadır. 100 mikron

(0,10mm) kalınlıktan 5 mm kalınlığa kadar, başta otomotiv olmak üzere havacılık ve uzay, makina, mobilya, inşaat, bağlantı elemanları, savunma sanayi, dayanıklı tüketim malları gibi birçok sektöre hizmet vermektedir.

Özellikle müşterilerimizin yurt içinde tedarik edemediği ve yurt dışından temin etmek zorunda kaldığı, 42CrMo4’den 51CrV4’e, C15E’den C100S’e kadar özel alaşımlı sacların üretimi firmamız bünyesinde en hassas toleranslarla yapılabilmektedir.

Uluslararası pazarlarda da etkin olarak çalışmalar yapıyorsunuz. Genel çalışma alanı olarak baktığınızda cironuzun ve satışlarımızın ağırlıklı olduğu noktalar neresi?

MGE Metal güçlü finansal yapısı, genç ve dinamik kadrosuyla kısa sürede fark yaratıp, alanında lider firma konumuna gelmiştir. MGE Metal, mevcut durumu ile %40 yurt dışı, %60 yurt içi pazarda rekabet eder konumdadır. Özellikle otomotiv sektöründe dünyanın öncü kuruluşlarının vasıflı çelik sac ihtiyaçlarını karşılayarak ana tedarikçileri olmayı başarmış, kaliteyi yaşam tarzına dönüştürerek global pazarda birçok firmayla rekabet eder hale gelmiştir. Sürekli gelişime inanan, yalın üretim tekniklerini uygulayan, gelişmiş laboratuvarlarıyla ve güçlü mühendis kadrosuyla müşterilerini bir adım öne taşıyabilen firmamız, dinamizmi sayesinde vasıflı çelik sacların üretiminde global pazarda da lider olmayı hedeflemekte ve bu bilinçle emin adımlarla ilerlemektedir.

Çevreye uyumlu alanlarda üretim yapma konusunda da hassas yaklaşımlarınız var. Bu konuda nasıl bir yol izliyorsunuz, neler yapıyorsunuz?

MGE Metal Geliştirme Endüstrisi San. Tic. AŞ.  olarak insana ve çevreye duyarlı, değişime ve gelişime açık, teknolojiyi takip eden ve uygulayan, çalışanlarının katılım ve yaratıcılığından güç alan, inovatif ve yalın üretime tamamıyla inanmış, sosyal sorumluluk bilinciyle mükemmellik anlayışına sahip bir sanayi kuruluşu olma gayretindeyiz.

Kalite politikanızın detayları hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

MGE METAL olarak her daim kalitede mükemmeliyeti hedeflemekteyiz. Fabrikamız bünyesindeki çekme cihazımız, spektral analiz cihazımız, mikro yapı analizimiz, sertlik

ölçüm cihazımızın teyit vermediği hiçbir malzeme üretime alınmamaktadır. Yetkin mühendis kadromuz, gelişmiş laboratuvarlarımızda, fabrikamıza giren ve fabrikamızdan çıkan her malzemenin kalite kontrolünün gerçekleştiği bütün test aşamalarını dikkatlice ve titizlikle gerçekleştirmektedir.

Tüm dünyada Ar-Ge yatırımları her geçen gün önemini artırmaya devam ediyor. Teknoloji alanındaki yatırımlarınız ne düzeyde?

Firma olarak araştırma ve geliştirmeye ayırdığımız bütçemiz bu konudaki kararlığımız ve inancımızı göstermektedir. Yapılan Ar-Ge projeleri neticesinde 10 mikron hassasiyetlere inilmiş, yüzey pürüzlülük değeri Ra 0,08 in altında ve %98 küresellikte hammaddeler üretilmiştir.

Ülkemizde ilk defa yüksek aşınma dayanımlı ASTM No 12 (E112) tane büyüklüğünde soğuk sac firmamızca üretilmiş olup satışa sunulmuştur. Hali hazırda İstanbul Teknik Üniversitesi Metalürji ve Makina Mühendisliği Fakültelerinden değerli hocalarımızla beraber Tübitak destekli özel projeler yürütmekteyiz. Projelerdeki başarımızı bilime olan inancımız ve personelimizin %10’unu oluşturan mühendis kadromuz, branşımızla ilgili yüksek lisans yapan öğrencimiz daim kılmaktadır.

2017 yılı için markanız ve kurumunuz için genel öngörünüz nelerdir? Bu yıl içerisinde nasıl bir strateji ile hareket etmeyi düşünüyorsunuz?

Sektörel olarak alışlarımızın ve satışlarımızın tamamının döviz bazında olması, müşterilerimizi de bizleri de kur yükselişinden dolayı zor duruma düşürmektedir. Elbette ki bunun yansımalarını sadece tahsilat ve ödemelerde değil, vergilendirme dönemlerinde de hiç kazanılamayan kur farkı gelirleri adı altında ödenen geçici vergi ile daha da fazla görmekteyiz. Bu da şirketlerin reel olarak yapmadığı bir karlılığa sebep olmaktadır. Kurların bu hareketliliğinin yanında hammadde fi yatlarının da artmış olması üreticiyi daha da zor bir duruma düşürmektedir.

Finans açısından dikkatli olunması gereken günlerdeyiz. Reel sektör açısından da kurlardaki hareketliliğin son derece dikkatle izlenmesi gerekiyor. Türkiye’de dış ticaret ile uğraşan şirketler, finansal risklerin ve özellikle kur riskinin yönetilmesi konusunda hala istenen seviyede değiller. Bu nedenle kurlardaki hareketlilik ekonomide derin ve olumsuz izler bırakmaya aday. Kurlar hareketlenmeye başlayınca yatırımcılar tedirgin olup daha fazla döviz talep etmeye, döviz borçlusu olan şirketler henüz vadesi gelmemiş olsa bile spot piyasadan döviz almaya başlayabiliyorlar. Diğer yandan, elinde dövizi olan kişi ve kurumlar da kurların daha da yükseleceği beklentisi ile döviz satışlarını erteleyebiliyorlar. Bu da aslında olması gerekenden daha yüksek bir kur artışına sebep oluyor. MGE Metal’in portföyünde bulunmayan, henüz hiç ulaşılamamış müşterilere ulaşarak yapabilirliklerimizi aktarmak ve beraber bir sinerji yaratıp toplam satışlarımızı minimum %15 arttırabilmek 2017 yılının hedeflerinin başında gelmektedir. Mevcut müşterilerimizle de varsa eksiklerimizi tespit edip yeni projelerinde MGE Metal’in üretim tesisini hizmetlerine sunmak, hali hazırda ihracat yapmış olduğumuz ülkelerde yeni ve uzun süreli bağlantılar yapıp yeni ülkeleri de üzerine katıp ihracat rakamımızı minimum %10 arttırmakta diğer hedeflerimiz arasında yer almaktadır.

Firma içinde tüm ekibimizi daha da geliştirerek, dünyada sektörümüz ile ilgili yaşanan son yenilikleri aktarmak, mühendis ekibimiz ve Voeastalpine firmasıyla ortak yürüttüğümüz Ar-

Ge çalışmalarımızdan ve gelişmiş laboratuvarımızdan, bütün müşterilerimizin faydalanmasını sağlamak da diğer bir hedefimizdir.