Her yıl ürün geliştirme adına bütçemizden ciddi payı Ar-Ge’ye ayırıyoruz

Maysan Mando Genel Müdürü

Anıl Yücetürk

Ar-Ge Merkezinizin kuruluşundan ve genel olarak faaliyetlerinden bahsedebilir misiniz?

Maysan Mando olarak, kurulduğumuz günden bu yana en önemli önceliklerimizden biri, yenilikçi yaklaşımlarla Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına ağırlık vermek olmuştur.

Tüm iş süreçlerimizdeki inovatif düşüncelerimiz doğrultusunda, ürün geliştirme ve tasarıma odaklanmış durumdayız. Bu anlayışla da içerisinde bulunduğumuz ülkeye ve sektöre katma değer sağlayacak çalışmalara imza atma gayretindeyiz. Özellikle teknolojiye ve ürün geliştirmeye yönelik yatırımlarımız son sürat ilerliyor. Maysan Mando Ar-Ge Merkezi, küresel müşteri taleplerine en iyi şekilde yanıt verecek yenilikçi ve katma değerli ürünler üretilmesi hedefiyle 2012 yılında kuruldu.

Maysan Mando halihazırda, Ar-Ge öncelikli üretim modeliyle dünya ölçeğindeki Mando’nun tüm fabrikaları açısından, ticari grup amortisör tasarımı ve üretimi konusunda know-how’ını geliştirmiş en yetkin fabrika özelliğindedir. Bu doğrultuda özellikle, patent ve çalışan sayısında artış sağlayarak, Türkiye’deki ilk 10 Ar-Ge merkezi arasında yer almayı hedefliyoruz.

Bugüne kadar merkeziniz bünyesinde yaptığınız / hazırladığınız örnek çalışma ve projeler nelerdir?

Ar-Ge Merkezi bünyesinde, kurulduğu tarihten bu yana nitelikli, çıktıları katma değer yaratan, tasarım iyileştirme, geliştirme ve verimlilik artışı sağlayan, yenilikçi Ar-Ge projeleri kapsamında çalışmalar yürütülmektedir.

Bu çalışmalar arasında; sektöründe öncü, sürüş güvenliği ve konforunu sağlamaya yönelik ve patentlenmiş teknolojiler ile tasarımlar yer almaktadır. Ayrıca özellikle mevcut üretim yöntemlerinden tamamen farklı üretim metodları üzerinde de proses geliştirme projeleri yürütülmektedir. Geçtiğimiz Ar-Ge Merkezi faaliyet dönemlerinde tamamlanan ve Sakarya Üniversitesi ile ortaklaşa yürütülmüş “Sürücü Koltukları için Sertliği Kontrol Edilebilir Amortisör Projesi“ Manyetoreolojik (MR) sıvı içeren sertliği kontrol edilebilir koltuk amortisörü geliştirme projesini örnek gösterebiliriz. Yanı sıra, süper spor ve yarış otomobili sınıfında yer alan Renault Alpine AS1 aracı için Ar-Ge Merkezimizde ön ve arka amortisörler geliştirilmiştir.

Ar-Ge Merkezimizde, özellikle hafif ticari araçlarda yoldan gelen titreşimlerin araç içerisinde oluşturduğu gürültünün azaltılmasına yönelik olarak, amortisör üzerinde gerçekleştirdiğimiz yenilikçi tasarımlar ile gürültü performanslarında ciddi iyileşme sağlayan projelere imza atılmıştır.

Firmanızın Ar-Ge çalışmaları ve teknoloji, inovasyon vb. konulardaki yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ar-Ge faaliyetleri, şirketimizin temel öncelikleri arasında yer aldığı için her yıl ürün geliştirme adına bütçemizden ciddi payı Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Bu çerçevede her yıl, bütçemizin yüzde 4’lük bölümünü, Ar-Ge faaliyetlerine ayırdığımızı söyleyebilirim.

Son 3 yılda, Ar-Ge alanına ayırdığımız pay toplamda 13,5 milyon TL buldu.

Ar-Ge faaliyetleri kapsamında; 2016 yılında yapılmış 4 patent başvurumuz var. 2017 yılında 1 faydalı model ve 2 patent başvurusu ile toplam 4 başvurumuz, 2018 yılının ilk yarısında ise 1 patent başvurumuz bulunmaktadır. Ayrıca, toplamda 16 adet ulusal veya uluslararası patent/faydalı model başvurumuz bulunmaktadır.

Maysan Mando olarak, Ar-Ge faaliyetlerinde daha çok özgün ve yenilikçi tasarımlara yönelmiş durumdayız. Ayrıca üretimde de dijitalleşme ve teknoloji geliştirme odaklı çalışmalara ağırlık vermekteyiz.

Bu kapsamda, özellikle üretimde sıfır hata prensibiyle hareket ederek, proses mükemmelliğini hedefliyoruz.

Ar-Ge Merkezinizin firmanıza genel olarak ne tür katkıları oluyor?

Tabi şirketimizin Ar-Ge kültürü, yoğun rekabet ortamında bize ciddi avantaj sağlıyor. Çünkü artık her alanda rekabet çok fazla ve fark yaratamayanların bu rekabette geride kalması kaçınılmaz olduğu için şirketimizin Ar-Ge kültürünün, rekabette bizlere önemli katkıları oluyor.

Ar-Ge Merkezimizin de katkılarıyla ürün yelpazesine kattığımız yenilikçi ürünler sayesinde hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlarında, satışlarımız her geçen gün yükselen bir ivmeyle ilerliyor.

Halen, Ar-Ge Merkezimiz bünyesinde 30’un üzerinde bulunan personelimizle, sürekli gelişim ve dönüşüm odaklı Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerine imza atıyoruz. Bu sayıyı ilerleyen süreçlerde artırmak da hedeflerimiz arasında yer alıyor.

Ar-Ge Merkezimizde geliştirdiğimiz ürünler; tasarım, dayanıklılık, kalite ve verimlilik açısından sektörde ciddi fark yaratmaktadır.

Ar-Ge Merkezlerinin Türk otomotiv sanayi için önemine değinebilir misiniz?

Dünya çok hızlı bir teknolojik gelişime sahne oluyor. Bu gelişimden en fazla nasibini alan sektör olan otomotiv sanayi için de yenilikçi yaklaşımlar benimseme zorunluluğu söz konusu. Çünkü küresel düzeydeki tüketici beklentileri hızla değişime uğruyor ve bu durumda sektör temsilcilerinin de tüketicilere / müşterilere daima yeni bir şeyleri sunması gerekiyor.

Özellikle verimlilik artırma çalışmalarının çok önem taşıdığı günümüz dünyasında, Türk markalarının küresel rekabette öne çıkması ve ülke ekonomisinin katma değer bazlı gelişimine katkı sağlaması açısından, bu tür faaliyetler büyük önem taşıyor. Bunun yanında, markalaşma çalışmaları açısından da bu tür yenilikçi faaliyetler şirketlere önemli avantajlar sağlıyor.

Özellikle yan sanayi firmalarının küresel projelere daha çok dâhil olması için Ar-Ge ve inovasyonun üretim modellerinde öncelik kazanması, sektörün gelişimi noktasında oldukça kritik hale gelmiştir.