Ford, Amsterdam’daki ‘Go Electric’de yeni elektrikli araç ürün gamını tanıttı

Hollanda’nın Amsterdam kentindeki özel “Go Electric” etkinliğinde Ford tarafından tanıtılan gelişmiş elektrikli araç ürün gamı, hem Ford hem müşteriler için yeni bir kilometre taşını temsil ediyor.

Ford Hybrid başlığı altında sunulan yeni bir model yelpazesi; yarı, tam ve şarj edilebilir hibrit güç aktarma organları ile Avrupalı müşteriler için yakıt verimliliğini ve sürüş deneyimini geliştiriyor. Ford bugün duyurusunu yaptığı 16 elektrikli modeli aracılığıyla Ford’un marka değerleri olan güven, ulaşılabilirlik ve sürüş keyfini binek ve ticari araç müşterileri ile buluşturuyor.

Ford’un “Go Electric” etkinliğinde tanıttığı Kuga Plug-In Hybrid, yeni Ford Kuga modelinin bir versiyonu olmanın yanı sıra Ford’un bugüne dek en ileri teknolojilere sahip elektrikli aracı, ayrıca yarı hibrit, tam hibrit ve şarj edilebilir hibrit güç aktarma organları sunan ilk Ford modeli olma niteliğini taşıyor.

Bugün ilk kez dünyaya tanıtılan sekiz koltuklu yeni Tourneo Custom Plug-In Hybrid ve yedi koltuklu yeni Explorer Plug-In Hybrid SUV modelleri, tam elektrikli sürüş kabiliyetinin yanı sıra geleneksel içten yanmalı bir motorun sağladığı sürüş menzilini ve özgürlüğünü de sunuyor.

Ford’un tanıttığı yeni Fiesta EcoBoost Hybrid ve Focus EcoBoost Hybrid modelleri, daha düşük CO2 salımı ve optimize edilmiş yakıt verimliliği ile daha uyumlu ve keyifli sürüş deneyimi için gelişmiş yarı hibrit teknolojisi sunuyor.

Ford ayrıca tam elektrikli yeni Transit modelinin 2021 yılında şirketin elektrikli ticari araç yelpazesine katılacağını da açıkladı. Elektrikli araç teknolojisini daha ileri taşımak  için tasarlanan yeni model, daha temiz, daha sessiz kentlere katkıda bulunmanın yanı sıra şirketlere ve kullanıcılara daha düşük işletme maliyeti getirecek.

“İleriye dönük, teknolojik açıdan gelişmiş ve farklı tüketicilerin değişik ihtiyaçlarına uygun kapsamlı elektrikli araç çözümlerinden yararlanan yeni Ford Hybrid araçlarımız, elektrikli araç teknolojisini her zamankinden daha fazla sayıda sürücü için daha geçerli ve ulaşılabilir hale getirecek” diyen Ford Avrupa Başkanı Stuart Rowley, sözlerine şöyle devam etti: “Bugün tanıtılan modeller, akıllı bir dünya için akıllı araçlardan oluşan kapsamlı bir ürün portföyü geliştirme planlarımızın sadece başlangıcını temsil ediyor. Fiesta’dan Transit’e kadar tanıttığımız her yeni aracın Avrupa’daki müşterilerimizin ihtiyaçlarına ve bütçelerine uygun elektrikli bir versiyonu da olacak.”

Halen Avrupa’da sunulan ya da sunulacağı paylaşılan Ford Hybrid araçlar:

  • Sedan ve Station Wagon Mondeo Hybrid – dizele güçlü bir alternatif sunan kendinden şarjlı, tam hibrit, benzinli-elektrikli güç aktarma teknolojisi içeriyor. Mondeo Hybrid Station Wagon bugün ilk kez yeni bir sportif ST-Line versiyonu ile tanıtıldı
  • Transit EcoBlue Hybrid ve Transit Custom EcoBlue Hybrid – ticari araç sahiplerine ve kullanıcılarına daha düşük işletme maliyetleri sağlamak için yarı hibrit teknolojisi kullanıyor
  • Tourneo Custom EcoBlue Hybrid – sekiz/dokuz koltuklu kapasitesi ile ticari araç müşterileri için yakıt verimliliğini artıran yarı hibrit teknoloji ile sunuluyor
  • Transit Custom Plug-In Hybrid – Ford’un 1,0 litrelik EcoBoost motorunu menzil artırıcı olarak kullanan gelişmiş bir elektrikli güç aktarma sistemi ile sunuluyor. Araç şu an çevre ve müşteriler açısından faydalarını daha iyi anlamak amacıyla Londra’da (İngiltere) deneniyor; yakında Valencia (İspanya) ve Köln’de (Almanya’da) yeni denemelerin başlaması planlanıyor

Ford’un Mustang modelinden ilham alan tam elektrikli bir performans SUV modeli, 600 kilometrelik WLTP menzili (Dünya Uyumlulaştırılmış Hafif Araç Test Prosedürü WLTP ile hesaplanmış) ve hızlı şarj kabiliyetiyle 2020 yılında sunulacak.

Türünün tek örneği olan 10 koltuklu Ford Transit Smart Energy Konspet minibüsü, Ford’un elektrikli araçlarda enerji verimliliğini ve sürüş menzilini daha da optimize edecek çözüm araştırmalarına yardımcı oluyor.

Elektrikli bir gelecek

Ford, müşterilerine şarja kolay erişimi olan kapsamlı elektrikli araç seçenekleri sunma ve bu araçları geliştirilmiş bağlantı ve ilgili mobilite hizmetleriyle destekleme konusunda lider olma kararlığı ile çalışmalarını sürdürüyor.

Ford bu yılın başlarında yeni Focus ile başlamak üzere tüm yeni Ford modellerinin bir elektrik destekli versiyona sahip olacağını açıkladı. Buna yeni modeller ve var olan modellerin yeni versiyonları da dahil. Yarı hibrit, tam hibrit, şarj edilebilir hibrit veya tam elektrikli araç alternatiflerden biri ya da bunların bir kombinasyonu sunularak, tüm otomotiv üreticileri arasında Avrupalı müşteriler için geliştirilen en kapsamlı elektrikli ürün gamlarından biri oluşturulacak.

Ford Hybrid ve tam elektrikli modeller, müşteri beklentilerini aşmak ve farklı araçlara yönelik çeşitli işletim kurgularını yansıtmak amacıyla performans ve kabiliyetleri özelleştirmek için çeşitli güç aktarma teknolojilerinden ve teknik çözümlerden yararlanıyor.

Örneğin, kayış ile tahrik edilen entegre marş motoru /  jeneratörden alınan tork desteği, daha yüksek güç, uyum ve yakıt verimliliği sağlayarak Fiesta ve Focus EcoBoost Hybrid aile otomobillerinde benzinli motorla dinamik sürüş keyfini artıracak. Transit Custom ve Tourneo Custom dahil EcoBlue Hybrid modellerinde, bu teknoloji dizel motorların yakıt verimliliğini daha da geliştirmek için kullanılmaktadır.

Hem yeni Kuga Plug-In Hybrid hem Explorer Plug-In Hybrid SUV modellerinde daha yüksek yakıt verimliliği ve sıfır emisyonlu sürüş kabiliyeti için benzinli motor, ana şebekeden şarj edilebilen batarya ve elektrikli motor ile kombine ediliyor. Kuga, optimize edilmiş yakıt tasarrufu için her iki güç kaynağını birleştiren güç dağıtımlı hibrit şanzımandan yararlanırken Explorer, maksimum römork çekme kapasitesi için motorun tam gücü ile elektrikli motoru kombine edebilen paralel hibrit bir mimari kullanıyor.

Transit Custom Plug-in Hybrid ve Tourneo Custom Plug-In Hybrid modellerinin seri hibrit yapılandırması, şebekeden şarj edilebilen batarya ve elektrik motoru konfigürasyonunu uygulamaya göre adapte ederken lastiklerle hiçbir fiziksel bağlantı olmadan bataryayı şarj etmek için sadece verimli yakıt tüketen benzinli motordan yararlanıyor.

Mondeo Hybrid modelinde kullanılan, kendini şarj eden tam hibrit teknolojisi de özellikle şehirde ve dur-kalk sürüş durumlarında elektrikli sürüş kabiliyetiyle dikkat çekiyor. Güç aktarma organı, menzil endişesinin yanı sıra müşterilerin bataryayı şarj etmek için harici güç kaynağı kullanma ihtiyacını da ortadan kaldırıyor.

Ford’un gelecekteki tüm elektrikli araçları, kablosuz güncellemeler için gelecek nesil bağlantı ile sunulacak ve IONITY hızlı şarj istasyonları ağı tarafından desteklenecek. Ford, 2020 yılına dek Avrupa’nın önemli noktalarında 350 kW şarj kapasitesine sahip 400 şarj istasyonu inşa etmeyi hedefleyen IONITY konsorsiyumunun kurucu üyesidir. Bu durum, şarj sürelerinin mevcut sistemlere kıyasla ciddi oranda kısalmasını sağlayacaktır.

Ford Avrupa mühendislik bölümü direktörü Joerg Beyer, “Söz konusu elektrifikasyon olduğunda tek ve standart bir çözüm yok zira her müşterinin koşulları farklı. Ford’un çeşitlilik içeren güç aktarma organları stratejisi, müşterilerimizin elektrikli araç deneyimlerini daha kolay ve daha keyifli hale getirmek için doğru çözümü bulmalarına yardımcı olacak şekilde geliştirildi,” diye belirtti.

Kuga’nın kapsamlı hibrit serisi

Yeni Ford Kuga, şarj edilebilir hibrit, yarı hibrit ve tam hibrit güç aktarma organı seçenekleriyle sunulan ilk Ford binek otomobili olma niteliğini taşıyor.

Bu yıl içinde lanse edilecek yeni Kuga Plug-In Hybrid, geleneksel bir benzinli motorun sağladığı sürüş menzili ve özgürlüğü ile birlikte elektrikli bir güç aktarma organının verimliliğini ve gelişmişliğini de sunuyor. 225 PS güç üretmek için 2,5 litrelik benzinli motor, elektrik motoru ve jeneratör ile 14,4 kWh lityum-ion bataryayı kombine eden Kuga Plug-In Hybrid, 50 kilometreyi aşan saf elektrikli menzil, 1,2 l/100 km beklenen yakıt tüketimi ve 29 g/km CO2 salımı sağlıyor.*

Şık ve dikkat çekici yeni Kuga Titanium, sportif Kuga ST-Line ve üst segment Kuga Vignale serisi, zarif yeni dış tasarım, daha geniş hacimli iç mekan ve ileri teknolojiler ile ilk defa sunuluyor. Dur & Kalk özellikli Adaptif Hız Kontrol Sistemi, Trafik Levhası Tanıma Sistemi ve Şerit Takip teknolojileri, sürücülere dur-kalk trafikte ve otoyolda daha güvenli sürüş için yardımcı oluyor. Aktif Park Asistanı , sadece bir tuşa basılı tutarak tüm park manevralarının yapılabilmesini sağlıyor.

Explorer Plug-In Hybrid, saf elektrikli, rafine premium bir araç

Yeni Ford Explorer Plug-In Hybrid, sportif, Ford Performance esintili Explorer ST-Line ve premium detaylara sahip Explorer Platinum olmak üzere gelişmiş özelliklere sahip iki farklı versiyonla sunulacak. Ford’un 3,0 litrelik EcoBoost V6 benzinli motoru, elektrik motoru ve jeneratör kombinasyonu ile çalışan Explorer Plug-In Hybrid, 450 PS ve 840 Nm tork güç üretebiliyor. SUV, şehir içi kullanımda sıfır emisyon, saf elektrikle 40 kilometre menzil ile beklenen 3.4 l/100 km yakıt tüketimi ve 78 gr/km CO2 salımı sunacak.

Son derece geniş hacimli ve konfora odaklı premium Explorer Plug-In Hybrid; merkezi konumlu 10,1 inç dokunmatik ekran ile 12,3 inç dijital gösterge paneli ve yedi koltuğuyla aile dostu oturma düzeni gibi gelişmiş özelliklerle sunuluyor.

Ford Akıllı 4×4 Çekiş Sistemi, Sürüş Modları ve Ford’un 10 vitesli otomatik şanzımanı, şehirden araziye kadar değişik sürüş koşullarında performansı optimize ediyor.

Tourneo Plug-In Hybrid daha çevreci kentlere katkı sağlıyor

Bulunduğu yerdeki emisyon salınımlarının azaltılmasına katkıda bulunmak ve Avrupa çapında giderek çoğalan ultra düşük emisyonlu araç bölgelerinde kullanımı mümkün kılmak için tasarlanan sekiz koltuklu Tourneo Custom Plug-In Hybrid, 2019 yılının sonuna doğru Avrupalı müşterilere sunulacak.

Tourneo Custom Plug-In Hybrid gücünü 13,6 kWh lityum-iyon akü bataryadan alan bir elektrikli motor/jeneratör ile tahrik edilirken Ford’un bol ödüllü 1,0 litre EcoBoost benzinli motoru, menzil artırıcı işlevi görüyor. Gelişmiş hibrit güç aktarma organı ile sıfır emisyonla 50 kilometreye kadar veya menzil artırıcı kullanarak 500 kilometreye kadar menzilin yanı sıra beklenen 3.3 l/100 km yakıt tüketimi ve 75 gr/km CO2 salımı hedefleniyor.

Tourneo Custom segmentinde ilk olarak sunulan konferans koltuk oturma düzeni ile yolcular arasında etkileşimi artırma ya da üç koltuklu iki sırayı öne bakacak şekilde düzenleyebilme kabiliyeti kullanılarak konfor ve kullanışlılığı optimize ediliyor.

Tam elektrikli Transit

Seri üretiminin 2021 yılında başlaması öngörülen tam elektrikli yeni Ford Transit, şehir uygulamalarında yetenekli ve çok yönlü sıfır emisyonlu bir yük taşıyıcı olarak işletmelerin ihtiyaçlarına yanıt vermek amacıyla tasarlandı. Tam elektrikli Transit, çeşitli gövde seçeneklerinde, tüm Transit kabiliyetleri ve dayanıklılığı ile sunulacak.

Fiesta ve Focus EcoBoost Hybrid: Daha düşük emisyon, daha yüksek güç

Fiesta EcoBoost Hybrid ve Focus EcoBoost Hybrid, yakıt verimliliğini iyileştirmek için özelleştirilen ileri yarı hibrit mimarisi içerirken daha güçlü ve uyumlu performansla Ford’un sürüş keyfi deneyimini bütünleyecek.

Kayış ile tahrik edilen entegre marş motoru / jeneratör (BISG), standart alternatörün yerini alarak genellikle frenleme sırasında kaybedilen enerjinin geri kazanılmasını ve depolanmasını sağlıyor. Bu enerji 48 Volt’luk hava soğutmalı lityum-ion bataryanın şarj edilmesinde kullanılıyor.

Entegre marş motoru / jeneratör ayrıca fren anında depolanan elektrik enerjisini kullanarak normal sürüş ve hızlanma esnasında ilave tork üretimiyle düşük sürtünmeli, üç silindirli 1,0 litrelik EcoBoost benzinli motoru destekliyor ve aynı zamanda elektrik sistemlerini besliyor.

Akıllı, kendini düzenleyen yarı hibrit sistem, bataryayı optimal fayda için ne zaman ve ne kadar yoğun şekilde şarj edeceğini belirlemek üzere aracın nasıl kullanıldığını ve depolanan batarya şarjının ne zaman kullanılacağını sürekli olarak izlerken iki stratejiden birini kullanır:

  • Tork ikamesi – 50 Nm’ye kadar tork sağlamak için BISG’nin elektrik motoru işlevini kullanarak benzinli motorun yakıt tasarrufunu maksimize etmek için gereken eforu azaltır; Fiesta’da beklenen 112 gr/km CO2 salımı ve 4,9 l/100 km yakıt tasarrufuna, Focus’ta beklenen 106 gr/km CO2 salımı ve 4,7 l/100 km yakıt tasarrufuna katkıda bulunur.
  • Tork takviyesi – Güç aktarma organlarından sağlanan toplam torku – yalnızca benzinli motordan tam yükte elde edilen değerin üzerine – 20 Nm’ye kadar çıkarmak için BISG’nin elektrik motoru işlevini kullanarak optimum performans sunar.

Elektrikli tork desteği, daha güçlü ve uyumlu performans, özellikle düşük motor devirlerinde daha esnek ve bağlantılı sürüş deneyimi sunmaya yardımcı oluyor. BISG ayrıca Ford mühendislerinin 1.0 litrelik EcoBoost motorun sıkıştırma oranını düşürmelerini ve daha fazla güç için daha büyük bir turbo şarj eklemelerini sağlamış bulunuyor. Turbo şarj tepkisinin korunması için motoru daha hızlı döndüren tork desteği kullanılarak gecikme süresi kısaltılıyor.

“1,0 litre EcoBoost motorumuz yakıt verimliliği ile performansın bir arada olabileceğini kanıtladı. EcoBoost Hybrid teknolojimiz bunu bir adım daha ileriye taşıyor,” diyerek değerlendirmesine başlayan Ford Avrupa Pazarlama Satış ve Servisten Sorumlu Başkan Yardımcısı Roelant de Waard “Müşterilerimizin EcoBoost Hybrid güç ve aktarma organlarımızın sunmuş olduğu ani ve kararlı gücü çok seveceğini ve bununla birlikte akaryakıt istasyonuna daha az ziyaret etmek zorunda kalacakları için daha mutlu olacağını düşünüyoruz,” dedi.

Motoru yaklaşık 300 milisaniyede, yani bir göz kırpması kadar kısa sürede yeniden başlatabilen BISG, Fiesta ve Focus EcoBoost Hybrid modellerinde Auto Start-Stop teknolojisinin daha da fazla yakıt tasarrufu elde etmek için daha kapsamlı senaryolarla çalışmasını sağlıyor; hızın 15 km/saatin altına düşmesiyle durma ve hatta aracın viteste ve debriyaj pedalının basılı olması da bu kurgular arasında sayılabiliyor.

Benzer bir şekilde Ford EcoBlue Hybrid teknolojisi, bu yılın sonlarına doğru sunulacak Ford Kuga EcoBlue Hybrid için beklenen 132 gr/km CO2 salımı ve 5,0 l/100 km yakıt tüketimi sağlamak amacıyla Ford’un 2,0 litre EcoBlue dizel motoru ile elektrikli tork desteğini kombine edecek.

Smart Energy Concept ile geleceğe bakış

Ford’un bugün tanıttığı yenilikler arasında enerji verimliliğini ve gelecekteki elektrikli araçların sürüş menzilini maksimuma çıkarmak için çözümler araştırmasına yardımcı olan, türünün tek örneği, 10 koltuklu yeni Transit Smart Energy Konsept minibüs de yer aldı.

4 saatlik şarjla 150 kilometre sürüş menzili sunan ve Ford’un Almanya’daki Merkenich Teknik Merkezinin mühendisleri tarafından geliştirilen konsept, StreetScooter WORK XL ile aynı batarya-elektrik aktarma organı teknolojisine sahip bir Ford Transit şasisi kullanıyor. Destekleyen enerji tasarrufu ve enerji üretme inovasyonları arasında şunlar sayılabiliyor:

  • Isıtma sistemi enerji kullanımını yüzde 65’e varan oranda azaltmak için güç aktarma organı bileşenlerinden, dışarıdaki havadan ve kabin içindeki havadan kaynaklı atık ısıdan yararlanan yenilikçi bir sıcak hava sistemi, menzilde yüzde 20’lik artış sağlıyor
  • Isı kaybını azaltmak için yarıya kadar açılan kayar kapı, yolcu tarafından akıllı bir cihaz kullanılarak kumanda edilebiliyor. Isıtma, havalandırma ve klima fanı kapı açıldığında otomatik olarak devre dışı bırakılıyor.
  • “Business-class” standardında ısıtmalı yolcu koltukları ve yüzeyler, yolcuların kendi sıcaklıklarını kontrol etmelerini sağlıyor ve büyük kabin için gereken enerjiyi azaltıyor.
  • Koltuk ısıtması, kabin aydınlatması, yolcuların mobil cihazları için kablosuz şarj dahil entegre elektrik sistemlerine güç sağlamak amacıyla 12 voltluk bir bataryayı şarj eden, tavana monte altı güneş paneli
  • Yolcu kapısı ile oturma alanı arasında, yolcu inip binerken ısı kaybını daha da azaltan ve yolcuları dışarıdaki hava koşullarından koruyan polikarbonat separatör
  • Soğuk yüzeylerle teması azaltan ve ısı kaybına karşı yalıtım sağlayan, havalandırmalı çift camlar
  • Kabin sıcaklığına göre ayarlanan ortam aydınlatması – sıcaklık için kırmızı ve serinlik için mavi – yolcuların kabin sıcaklığı algısını bilinçaltı bir şekilde etkiler
  • Kabinde ısı kaybını daha da azaltan yalıtılmış arka zemin ve tavan

Sürücünün, tek tek koltukların ısıtılmasını ve serinletilmesi, boş koltukların devre dışı bırakılmasını kumanda edebilmesini sağlayacak geliştirmeler planlanıyor. Mevcut hava yastığı açılma teknolojilerinden ilham alan otomatik yolcu algılama özelliği de ileride sunulacak.

Ford bu yılın sonuna doğru Transit Smart Energy Concept’in rüzgar tüneli testlerinin tamamlanmasının ardından yol denemelerine başlamayı öngörüyor.

Ford Avrupa Araç Mimarisi proje lideri Kilian Vas, “Bu konsepti geliştirerek enerji tasarrufu sağlayacak ve böylece müşterilerin gelecekteki elektrikli araç deneyimlerini daha da iyileştirmeye yardımcı olacak pek çok akıllı yol bulduk,” dedi.

# # #

  • Mondeo Hybrid Wagon: beklenen CO2 salım değeri 101 g/km, yakıt tüketimi değeri 4,4 l/100 km
  • Transit EcoBlue Hybrid: beklenen CO2 salım değeri 144 g/km, yakıt tüketimi değeri 7,6 l/100 km
  • Transit Custom EcoBlue Hybrid: beklenen CO2 salım değeri 139 g/km, yakıt tüketimi değeri 6,7 l/100 km
  • Tourneo Custom EcoBlue Hybrid: beklenen CO2 salım değeri 137 g/km, yakıt tüketimi değeri 7,0 l/100 km
  • Transit Custom Plug-In Hybrid: beklenen CO2 emisyon salım değeri 75 g/km, yakıt tüketimi değeri 3.3 l/100 km

*Beyan Edilen Yakıt/Enerji Tüketimi, CO2 emisyon salım değerleri ve elektrik menzili, en güncel Avrupa Regülasyonları (EC) 715/2007 ve (EC) 692/2008 teknik şartnamelerine ve özelliklerine göre ölçülmektedir. Yakıt tüketimi ve CO2 emisyon salım değerleri tek bir otomobil için değil, bir araç tipi için belirtilmiştir. Uygulanan standart test prosedürü farklı araç tipleri ve farklı üreticiler arasında karşılaştırma yapılmasını sağlar. Otomobilin yakıt verimliliğine ek olarak, sürüş davranışı ve diğer teknik olmayan faktörlerin yanı sıra otomobilin yakıt/enerji tüketimi, CO2 emisyon salım değerleri ve elektrik menzilinin belirlenmesinde rol oynar. CO2 küresel ısınmadan sorumlu temel sera gazıdır.

 

1 Eylül 2017 tarihinden itibaren, bazı yeni araçların tip onayı, yakıt tüketimini ve CO2 emisyon salım değerini ölçmek için yeni, daha gerçekçi bir test prosedürü olan ve (AB) 2017/1151 uyarınca belirlenen Dünya Uyumlulaştırılmış Hafif Araç Test Prosedürü (WLTP) kullanılarak onaylanacak. 1 Eylül 2018 tarihinden itibaren WLTP, eski test prosedürü olan Yeni Avrupa Sürücü Döngüsünün (NEDC) yerini almaya başladı. NEDC devreden çıkarken, WLTP yakıt tüketimi ve CO2 emisyon salım değerleri NEDC’ye dönüştürülür. Testlerin bazı unsurları değiştiği için, önceki yakıt tüketimi ve emisyon salım değerlerinde bazı değişiklikler olacaktır, yani aynı otomobil farklı yakıt tüketimi ve CO2 emisyon salım değerine sahip olabilir.