Continental, Frankfurt Otomobil Fuarı’nın trendi olan teknolojilerin üretimine başlıyor

2019 Eylül ayında Frankfurt’ta yapılacak olan Frankfurt Otomobil Fuarı (IAA) öncesinde teknoloji şirketi Continental, “Mobilite Hayatın Ritmidir” sloganıyla endüstri zirvesinin üç ana trendini yansıtan çok sayıda yeniliği tanıtacak.

Continental Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Elmar Degenhart açıklamasında, “Akıllı bağlantı ve konfor sayesinde sıfır kaza, sıfır emisyon ve sıfır stres sağlanacak. Öncü teknolojilerimiz buna yardımcı oluyor. Teknoloji bizim güçlü yönümüz ve Continental bu alanda üstün bir uzmanlığa sahip” dedi.

Şirket, sadece geçtiğimiz yıl içinde yeni nesil mobilite konusunda araştırma ve geliştirme çalışmalarına 3 milyar eurodan fazla yatırım yaptı. Bu tutarın önemli bir kısmı, yeni araç içi fonksiyonlara dönük teknolojiler için kullanılacak.

Degenhart açıklamasının devamında şunları söyledi:

“Araştırma ve geliştirmeye yaptığımız yatırımlarla, başlangıcından bu yana otomotiv endüstrisinin en büyük devrimine büyük ölçüde şekil veriyoruz ve bu alanda lider konumdayız. Alternatif sürüş sistemlerimiz ile Continental’in otomatik ve otonom teknolojilerinin yanı sıra bağlantılı araç teknolojilerimiz, sağlıklı bir mobilite ekosisteminin temel unsurları. Amacımız, çevreye karşı duyarlı ve toplumsal olarak kabul edilen yeni teknolojiler geliştirmek. Böylece sadece ekolojik iklimi değil, ekonomik ve toplumsal iklimi de korumak istiyoruz.”

İlk tam entegre elektrikli sürüş üretimine başlanıyor

Bugün hâlihazırda milyonlarca araç Continental teknolojisi ile yola çıkıyor. Bu yıl, Continental’in otomotiv trendleri ile ilgili olan ve ilk kez üretimine başlanan önemli yeniliklerini görmeye devam edeceğiz. Çin ve Avrupa’daki araç üreticileri Continental’in elektrikli sürüşünün ortaya koyduğu başarıyı kabul ediyor. Ağırlığı 80 kilogramın altında olan modülde elektrikli motor, şanzıman, güç elektronikleri ve motor kontrolü yer alıyor. Entegrasyon sayesinde, birçok kablonun ve fişin kullanılmasına gerek kalmıyor. Böylece tam entegre sürüş, elektrikli araçların ağırlığını yaklaşık 20 kilogram azaltıyor.

Otonom sürüş ve 5G bağlantısı ile daha fazla üretim başarısı

Bu yılın bir diğer üretimi, otonom sürüş alanındaki gelişmeler için bir dönüm noktası niteliğinde. EasyMile isimli Fransız şirketinin EZ10 otonom servis aracı, özel olarak sürücüsüz araçlar için geliştirilen ve üretime hazır Continental radar sisteminin kullanıldığı ilk araç oldu. Her birinin menzili yaklaşık 200 metre olan toplam yedi radar sensörü, aracın çevresini sürekli olarak izliyor. Sistem, bu verilerle sürüş stratejisini uyarlıyor, engellerden kaçınıyor ve böylece yol üzerindeki tehlikeli durumları erken bir aşamada tespit ediyor. Bu gibi otonom servis araçları gelecekte genellikle kentsel bölgelerde kullanılacağından, bu sistem özellikle yayaları ve bisikletlileri koruyor.

Ayrıca, Continental’in bir araç üreticisi için dünya çapındaki ilk 5G çözümünün gelişimi de devam ediyor. Bu yeni platformda Continental’in bağlantı uzmanları, beşinci nesil hücresel iletişimin özelliklerini, farklı araçlar ve altyapı arasında doğrudan veri alışverişine imkân veren kısa mesafeli radyo teknolojileri ile bir araya getiriyor. Araçlar birbirleriyle her zamankinden daha hızlı ve daha az kesintiye uğrayarak konuşuyor. Örneğin bir virajın sonundaki kazaya veya ilerideki trafik sıkışıklığına karşı birbirlerini uyarabiliyorlar. Burada da Continental, önceden bağımsız olan fonksiyonları bir araya getirerek aracın ağırlığını azaltıyor. Bu, araçların çevreye karşı duyarlılığına ve yol güvenliğinin artmasına önemli bir katkı sağlıyor.

Otomobilde doğal bir şekilde konuşan dil asistanları gelişiyor

Continental’in araştırmalarının diğer bir sonucu da sezgisel olarak tasarlanmış işletim sistemleri. Sesle etkinleşen akıllı dijital yol asistanı ve üç boyutlu ekranların yardımıyla sürücü ve araç arasında gerçekleşen basit iletişim, yeni araç teknolojilerinin kabul görmesine yardımcı oluyor. Continental, doğal konuşmaya tepki veren ve araç koşullarına tam olarak uyarlanabilen sesle etkinleşen dijital yol asistanı üzerinde çalışıyor. Bu, sürüşü kolaylaştırıyor ve bu sayede sürücüler gözlerini yoldan ayırmak zorunda kalmıyor. Böylece trafiğe gösterilen dikkat artırılırken kaza riski azaltılıyor ve sürücünün rahatlaması sağlanıyor.

Trendleri belirleyen diğer bir konsept ise otomobildeki bağlantılı pencereler. Bunlar, örneğin güneş ışığının neden olduğu parlamayı önlemek için özellikle karartılabiliyor. Ayrıca, aracın içini soğutmak için gereken enerjiyi azaltıyor ve yolcu gizliliğini artırıyorlar.

Akıllı şehirlere akıllı kavşaklar geliyor

Kuzey Amerika’nın ve Asya’nın pilot şehirlerinde Continental, tüm sürücüler arasında daha fazla bağlantıyla sağlanabilecek olanakları araştırıyor. Bu projede sıradan kavşaklar akıllı sensör teknolojisi ile donatılmış son derece akıllı test alanlarına dönüştürülüyor. Sensörlü trafik ışıkları ve sokak lambaları, özellikle yayaları ve bisikletlileri korumak için civardaki araçlarla veri alışverişi yapıyor. Bu teknoloji, örneğin sola dönüşlerde aniden yola çıkan yayalar ve daha savunmasız diğer kişilere karşı sürücüyü uyarabiliyor. Sokak lambalarından alınan trafik verileri emisyonları azaltabiliyor. Trafik ışıklarındaki sinyal değişiklikleri, trafik akışını optimize edecek ve kavşaklarda bekleme süresini azaltacak şekilde kontrol edilebiliyor.

Her ihtiyaca özel elektrikli sürüş mümkün hale geliyor

IAA fuarı öncesinde Continental, elektrikli sürüş alanındaki üstün sistem uzmanlığını daha heyecan verici yeniliklerle sergiliyor. Şirket, seri üretim için tamamen entegre yüksek voltajlı sürüşe ek olarak hibrit araçlar için yeni bir teknoloji de geliştiriyor. 30 kilovat çıkış gücüne sahip 48 voltluk yüksek güçlü sürüş sistemi, uzun mesafelerin bile ilk kez tamamen elektrik gücüyle katedilmesini mümkün kılıyor. Bugüne kadar bu, 48 voltluk teknoloji ile değil, ancak yüksek voltajlı sürüş sistemlerinin kullanılması ile mümkün oluyordu. Bu sayede, araç üreticileri artık dünya genelinde yeni ve cazip fiyatlı hibrit araçlar sunabiliyor.

Daha fazla güvenlik, daha fazla konfor, daha fazla bağlantı

Continental, sadece elektrikli sürüş alanında değil, bu yılın IAA fuarının ikinci ana trendi olan otonom sürüş geliştirme alanında da teknolojik dönüm noktalarını belirliyor. Bu, şirketin kazasız mobiliteyi hedefleyen “Vision Zero” girişiminin kademeli olarak gerçekleştirilmesiyle birlikte ilerliyor. Güçlü araç içi sensörler bu teknolojinin temelini oluşturuyor. Continental, destek sistemleri için geliştirilmiş fonksiyonları destekleyen yeni radar ve kamera sensörlerini bulutta akıllı veri işleme ile bir araya getiriyor. Örneğin Continental, aracın mevcut yol koşullarına göre çok hızlı gitmesi halinde sürücüyü yoldaki virajlara karşı önceden uyaran ve gerekirse aracın hızını ayarlamak için otomatik fren yapan öngörülü denge kontrolünü de tanıtıyor. Bu da daha fazla güvenlik ve konfor sağlıyor.